Ana içeriğe atla

Ortaoyuncular'la Sahneye Çıktım


Karlı bir kış günü tüm yollar kapandığında arkadaşlarla  Taksim'de Ortaoyuncular'a "Yorgun Matador" oyununa gitmiştik. Sahnede Ferhan Şensoy,  Derya Baykal ve diğer oyuncular varken  Ferhan Şensoy oyunun ilk  dakikalarında oyunu durdurmuş ve sahneden seyircilere hitaben konuşmaya başlamıştı.

"Bugün kar yağışı nedeniyle oyuncularımızdan gelemeyenler oldu.. Sizlerin arasından bizimle sahnede oynayacak 4 kişi alabilir miyiz?".    Hamit ve ben hemen kendimizi sahneye atmış, arkadaşlarımız arkamızdan çılgınca "Bravo, bravo" deyip alkışlamışlardı.

Yoğun ışıkların altında seyircileri hiç görmüyorduk. Sahnede Ferhan Şensoy ve diğer oyuncularla yan yanaydık. Ferhan Şensoy bize rolümüzü ve ne yapacağımızı anlatıyordu. Birimiz ateş edecek, birimiz yere yığılacak.. Hepimize tek tek prova yaptırmıştı. O sırada olanlardan seyirciler gülmekten kırılıyordu.. Oyunumuzla Ferhan Şensoy dalga geçerken biz de gülmekten bir şey yapamıyorduk. 

Rolümüzü biz de sahnede katıla katıla gülerek, 5-10 dakika yaptıktan sonra birer teşekkür belgesiyle hep birlikte seyirciye selam vererek yerimize uğurlanmıştık. Ferhan Şensoy'dan tiyatro dersi almış biri olarak diplomamı da hala saklıyorum..  Nasıl saklamam..


Bir sanatçının üretim hikayesine bakar mısınız?  Oyun yazan, oyuncu, yönetmen, bazı oyunlarda dekorları yapan, TV için programlar yapan, filmlerde oynayan, kitaplar yazan, oyunlarıyla turne yapabilmek için bir gemiyi tiyatro haline getiren, Ses Tiyatrosunu yaşatan...


Şimdiye kadar çoğunlukla tesadüflerle sevdiğim kişilerle karşılaştım..  
Ama kader bizi her zaman sevdiklerimizle buluşturmuyor. Bazen de bizim onların peşine düşmemiz,  bulmamız gerekiyor. Ben de öyle yaptım..

Bu yazıyı taslak olarak yazdığım hafta hemen aynı gün tiyatroya bilet aldım ve oyununa gittik. Hem de o tarihi SES Tiyatrosunda bir locadan seyrettik.. Her locanın kapısı ayrı ve her kapıda tiyatroya emeği geçenlerin isimleri yazılıydı, İçerde 4 sandalye vardı ve hepsi bordo kadife kaplıydı. Tiyatro tarihiyle yaşıyordu.. Bu Ferhan Şensoy'un emeğiydi. 

"1885 yılında mimar Campanaki tarafından yapılan Ses Tiyatrosu 87 yıl tiyatro, 17 yıl da sinema olarak hizmet verdikten sonra  1989 yılında Ferhan Şensoy tarafından bir bölüm hissesi alınarak tekrar tiyatroya çevrildi. Ferhan Şensoy bu inşaatın masraflarının ilk kısmını, 90 günlük Ferhangi Şeyler turnesinden elde edilen gelirle karşıladı..."

Oyun sırasında projeksiyona yansıtılan görüntülerle ;  Ferhan Şensoy'un oyunu yazarken Yalıkavak Geriş Köyü'ndeki hikayesini, köpeği Can ve Şaka'nın doğan 9 çocuğuyla geçen yaşamını, yine Yalıkavak'ta tüm oyuncularla yaptıkları provaları perdede seyretme, onlarla birlikte tüm süreci yaşama şansımız olmuştu. Hayatına dair ne yapar, nerede yaşar, nasıl yazar?  ufak da olsa fikir sahibi olmuştuk.. Köpeklerin O'nun hayatında nasıl yer aldığını, İstanbul provalarına köpeklerinin de geldiğini, sahnede provalar sırasında sahnede nasıl dolandıklarını görüp, kızı Müjgan Ferhan Şensoy'un el kamerasıyla çektiği bu görüntüleri ilgiyle ve gülümseyerek  izlemiştik.

Arada fuayeden bir kitabını aldım.  O sırada öğrendim oyun bitince kitaplarını sahnede imzaladığını... İnanamadım, çok heyecanlandım.. Oyun bitiminde kitap imzalatmak isteyenler salondan çıkmayıp beklediler. Sahneye mini bir masa ve sandalye konuldu. 5-10 dakika sonra Ferhan Şensoy bembeyaz gömleği, pantolon askılı, taranmış saçlarıyla sandalyesine oturdu ve kitaplarını imzaladı. 



Her gördüğümde "Ne kadar zayıflamış" diyorum.. Yanına yaklaşırken nasıl heyecanlanıyorum, kalbim küt küt atıyor.. O'nu bir kez daha seviyorum.. tüm oyunlarını seyretmiş, tüm kitaplarını okumuş, filmlerine gitmiş hep hayranlık duymuştum. O başka bakış açılarına sahip, yaratıcı, entellektüel, aykırı,  sıra dışı, muhalif  kişiliğiyle hiç durmadan üretmiş bir sanatçı.  

Geçen hafta "Burada Laf Çok" programında konuk olarak Ferhan Şensoy'u izledim.  
"Ferhangi Şeyler"'i oynarken gazeteleri o anda görmediğini önceden hazırlık yaptığını söyledi. Turnelere giderken uçakta okumak üzere 10-15 gazete aldığını, bazı iç sayfa haberlerini ön sayfaya monte ettiğini, çizdiğini, işaretlediğini, uzun bir hazırlık safhası olduğunu,  oyun güncel ve günlük haberleri kapsadığı için tüm hazırlıkları yolda giderken tamamladığını, uçakta da çalıştığını anlattı. 
Hatta o gazeteleri okudukça ve kenara koydukça etrafındaki yolcuların   "Okuduysanız alabilir miyiz?" sorusuna maruz kaldığını, ancak onlara "Maalesef veremem bu gazeteler sahne aksesuarım" dediğini anlattı.

Aradan çok geçmeden Antalya'ya uçmak için havaalanında beklerken Ferhan Şensoy tam yanımdan geçti. Sabahın 08:00'inde bir elinde bavulu, bir elinde kocaman bir blok olmuş gazeteleri, rahat etmek için gözünde güneş gözlükleri..   Kokpit Cafe'ye doğru ilerliyordu..  Arkasından hikayesini hatırlayarak bakakaldım.. Sanırım bir turneye gidiyordu, "Ferhangi Şeyler" için uçağa binene kadar çalışacaktı. 

O'nun "İçinden Tramvay Geçen Şarkı" oyunu için fuayeye girdiğimizde Nazi Almanyasının atmosferine girmiş, biletlerimiz Nazi üniformalı kişiler tarafından stampa ve mühürle sert şekilde damgalanmıştı. İçerde çıt çıkmıyordu, herkes fısır fısır konuşuyordu. Bizi oyunun ve ortamın içine sokup cendereye sıkıştırmıştı. Salona girince oyunun içinde Grup Gündoğarken ve Hümeyra ile içimiz açılmıştı. 


İmza alırken :))


Bir ömüre bu kadar eser nasıl sığar?
Kendini adayarak.. Sanatını hayatı yaparak.. 


http://www.youtube.com/watch?feature=player_detailpage&v=CRIb9gIxnvo
http://www.youtube.com/watch?v=tf-cR1rhflI&feature=em-share_video_user

Ferhan Şensoy  Kimdir?

Ödülleri 

  • 1975 Montreal - En İyi Yabancı Yazar (Ce Fou De Gogol)
  • 1980 Avni Dilligil - Jüri Özel Ödülü (Şahları Da Vururlar)
  • 1981 Tiyatro-81 - En İyi Erkek Oyuncu (Eski Moda Komedya)
  • 1987 Nokta Dergisi Doruktakiler (Muzır Müzikal)
  • 1988 Ulvi Uraz Ödülü (İstanbul'u Satıyorum)
  • 1988 Sanat Kurumu Ödülü (İstanbul'u Satıyorum)
  • 1989 Avni Dilligil Ödülü (İstanbul'u Satıyorum)
  • 1989 İsmail Dümbüllü Ödülü
  • 1989 Nasrettin Hoca Mizah Ödülü
  • 1989 Kültür Bakanlığı Jüri Özel Ödülü
  • 1991 Nokta Dergisi Doruktakiler (Kahraman Bakkal Süpermarkete Karşı kitabı ile)
  • 1993 Avni Dilligil - En Özgün Oyun (Şu Gogol Delisi)
  • 1993 Altın Objektif Ödülü
  • 1994 İsmail Dümbüllü Ödülü (Seyircili Seyir Defteri ve Kırkambar-Gece Tiyatrosu kabare gösterisi
  • 1995 Kültür Bakanlığı - En İyi Topluluk
  • 1997 En Başarılı İletişimciler Ödülü - En İyi Deneme Yazarı
  • 2000 Avni Dilligil - En İyi Yönetmen (Fişne Pahçesu – Çehov Lazdur Laz Kalacaktur)
  • 2001 Avni Dilligil - En İyi Yazar (Sahibinden Satılık Birinci El Ortaoyunu)
  • 2001 Unima Geleneksel Türk Tiyatrosu’na Hizmet Ödülü
  • 2002 Sanat Kurumu - En İyi Yazar
  • 2002 Afife Jale - Muhsin Ertuğrul Ödülü
  • 2004 Türsak Onur Ödülü (Pardon)
  • 2004 Nokta Dergisi Doruktakiler
  • 2005 Deneme Sahnesi - En İyi Erkek Oyuncu
  • 2005 Nasrettin Hoca Altın Eşek Gülmece Ödülü
  • 2006 Mizah Üretenler Derneği - En İyi Senaryo (Pardon)
  • 2007 İsmet Küntay Ödülü - En İyi Oyun Yazarı (Fername)
  • 2007 Altın Sayfa Son Beş Yılın En İyi Mizah Kitabı (Elveda SSK)
  • 2009 İsmet Küntay Ödülleri - En İyi Yapım, En İyi Yönetmen, En İyi Erkek Oyuncu (2019)
  • 2009 İTÜ En İyileri Seçiyor - En İyi Erkek Oyuncu Ödülü, En İyi Tiyatro Oyunu Ödülü (2019)
  • 2010 Yıldız Teknik Üniversitesi Yılın Yıldızları-En İyi Erkek Oyuncu Ödülü (Fername)
  • 2011 Kartal Belediyesi Ustalara Onur Ödülü
  • 2011 Terakki Vakfı Onur Ödülü
  • 2011 Karadeniz Vakfı - Tiyatro En İyi Erkek Oyuncu Ödülü
  • 2012 İsmet Küntay Tiyatro Ödülleri - En İyi Yapım (Nasri Hoca ve Muhalif Eşeği)

Oyunları [değiştir]

  • Masal Müfettişi (Prömiyer:22 Şubat 2013-...)
  • Nasri Hoca ve Muhalif Eşeği (Prömiyer:15 Mart 2012-...)
  • İşsizler Cennete Gider (Prömiyer 2010 - ...)
  • Ruhundan Tramvay Gecen Adam (2010-2011) Karl Valentin, Ferhan Şensoy
  • 2019 - Bilimsiz, Kurgusal Güldürü 2009-2010) (prömiyeri: 24 Ocak 2009, Cumartesi 20.00)
  • Boşgezen ve Kalfası (2008-2009)
  • Fername 2007-2009(sürüyor)
  • Kötü Çocuk 2007 - Ali Çatalbaş.
  • Aşkımızın Son Durağı 2006
  • Kiralık Oyun 2005
  • Uzun Donlu Kişot 31 Mart 2004-2005
  • Beni Ben mi Delirttim? 24 Ekim 2003
  • Biri Bizi Dikizliyor 2002-2003
  • Kahraman Osman 2002-2003
  • Kökü Bitti Zıkkım Zulada 29 Kasım 2001-2002
  • Sahibinden Satılık 1. El Ortaoyunu 9 Şubat 2001-2002
  • Fişne Pahçesu 2000-2002
  • Şu An Mutfaktayım 12 Mart 1999-2000
  • Parasız Yaşamak Pahalı 14 Ocak 1999-2000
  • Çok Tuhaf Soruşturma 13 Mart 1998-2000
  • Haldun Taner Kabare 1997-1998 - Haldun Taner
  • Aptallara Güzel Gelen Televizyon Dizileri 1996 - Anca Visdei, Ferhan Şensoy
  • Felek Bir Gün Salakken 1995
  • Üç Kurşunluk Opera 1995-1996
  • Şu Gogol Delisi 1994-1996
  • Kırkambar-Gece Tiyatrosu 1994
  • Seyircili Seyir Defteri 1994-1995
  • Köhne Bizans Operası 1993
  • Parasız Yaşamak Pahalı 1993
  • Güle Güle Godot 1992-1993
  • Aşkımızın Gemisi Fındık Kabuğu 1991 - Cihan Öksüz
  • Yorgun Matador 1990-1991 - Pierre-Henry Cami
  • Kahraman bakkal süpermarkete karşı 1990-1991
  • Soyut Padişah 1989-1990
  • Don Juan ile Madonna 1988-1989 Anca Vısdeı
  • Ferhangi Şeyler 1987-...(sürüyor)
  • Keşanlı Ali Destanı 1986 - Haldun Taner, Yönetmen : Ferhan Şensoy (İstanbul Şehir Tiyatroları)
  • İçinden Tramvay Geçen Şarkı 1986 - Karl Valentin, Ferhan Şensoy
  • Muzır Müzikal 1986
  • Eşek Arıları 1986 - Aristophanes
  • Hayrola Karyola 1985-1986
  • Fırıncı Şükrü, Deli Vahap, Nuri ve ötekiler 1983
  • Kiralık Oyun 1983
  • Eski Moda Komedya 1983 - Aleksiev Arbuzov
  • Anna'nın 7 Günahı 1983-1984 - Bertolt Brecht
  • En Büyük Romülüs Başka Büyük Yok 1982 - Friedrich Dürrenmatt, Ferhan Şensoy
  • Kahraman Bakkal Süpermarkete Karşı 1981-1983 Şeref
  • İstanbul'u Satıyorum 1980-1985
  • Şahları da Vururlar 1980-1985
  • Dedikodu Şov 1979 (kabare gösterisi)
  • Kukla 1979 (kabare gösterisi)
  • Kuklacı 1979 (kabare gösterisi)
  • Dur Konuşma Sus Söyleme 1976
  • Ce Fou De Gogol 1975
  • Harem Qui Rit 1975

Filmleri [değiştir]

TV Dizileri [değiştir]

  • Boşgezen ve Kalfası - Boşgezen (1995)
  • Varsayalım İsmail - İsmail (1991)
  • Şey Bey (1986)
  • Köşedönücü - Köşedönücü (1984)
  • Sizin dersane - Adnan Pazarlama (1979)
  • Evdekiler (1978)
  • Giyim Kuşam Dünyası (1978)
  • Bizim Sınıf (1978)
  • Caniko (1976)

TV Filmi [değiştir]

  • Aktör Eskisi (2004)

Kitapları [değiştir]

  • Başkaldıran KurşuNkalem , Ortaoyuncular Yayınları, 2012
  • Seçme Sapan Şeyler, Ortaoyuncular Yayınları, 2010
  • Karagöz ile Boşverin Beni, roman, (Aralık 2008), Ortaoyuncular Yayınları.
  • Elveda SSK, roman, (Aralık 2005), Ortaoyuncular Yayınları. 
  • Hacı Komünist, günlük, (Şubat 2005), Ortaoyuncular Yayınları.
  • Eşeğin Fikri
  • Rum Memet
  • FerhAntoloji
  • Kalemimin Sapını Gülle Donattım
  • Falınızda Ronesans Var
  • Oteller Kitabı
  • Denememeler
  • İngilizce Bilmeden Hepinizi I Love You
  • Güle Güle Godot
  • Kahraman Bakkal Süpermarkete Karşı
  • Düşbükü
  • Ayna Merdiven, Ortaoyuncular Yayınları, İst, 1986.
  • Kazancı Yokuşu (1978).
  • Gündeste
  • Afitap'ın Kocası İstanbul
  • Şahları da Vururlar
  • Seçme Sapan Şeyler


Yorumlar

  1. Belki uzun gelmiştir ama anlatmakla bitecek gibi değil..

    YanıtlaSil
  2. Şu günlerde Emek Sineması konuşulurken gündemi yakalamış olmama sevindim. SES sineması ile ilgili geçtiğimiz ay yazımı yazmış ve gitmiştim. Sahip çıkmak istiyorsak aynı zamanda yaşatmalıyız.. ancak eski fotoğrafları bile kutularda dağınık duran, iki nesil ötesini bilmeyen, tarihe bakarken savaşı öğrenen ama sanatı atlayan
    bir milletin evlatları olarak geçmişe sahip çıkmak kolay mı?

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

PHUKET ! Sen Bize Ne Yaşattın Öyle?

Phuket 2014 yılında yaptığımız Dünya Seyahatine imzasını atmıştı. Patong sahilinde yaşadığımız keşmekeş ve memnuniyetsizlik üzerine "Acaba gitmesek mi?" dediğimiz Naka Island ile bizi şaşırtmış ve sıra dışı bir turizm anlayışı ile sonunda "İyi ki geldik, biz ne yaşadık böyle" dedirtmişti. Bu ikici gidişimiz pek de heyecan verici değildi. Yine de doğal güzellikler vaat eden adalarını görecek olmamız değişik geldi. Otelimizden sabah erkenden çıkıp yarım saatlik bir yolculuktan sonra Phuket'in güzel marinasına ulaştık.   Marinanın adı Royal Phuket Marina. Marinaya bir tabela asmışlar "Bu marina Asya'nın ilk ve tek karbonsuz marinasıdır" diyor. Bu da bana çok enteresan geldi. Arkamızda öyle yazıyor :) Elektrik kablolarının binlercesinin direklerde sallandığı, çevresel düzenlemelerin en alt seviyelerde olduğu bu coğrafyada ilginç bir yaklaşımdı. Sonra bunun ne anlama geldiğini merak ettim. Deni...

Corona Virüs'ün Cruise Seyahati

Tarihte gemi ile yaşanan facialar çoktur.  Titanik :  1912 Yılında daha ilk seferinde buz dağına çarparak, çarpma anından itibaren 2 saat 40 dakikada 1514 kişi ile sulara gömülmüştü. Sonra ortaya çıktı ki ; gemide kurtarma için yeterli filika yoktu. Oysa gemi en ileri teknolojilerle üretilmişti ve batmaz gemi olarak anılıyordu, battı. Struma : 1941'de İkinci Dünya Savaşı sırasında 790 Romanya Yahudisi katliamdan canlarını kurtarmak için kiraladıkları bir kömür gemisiyle Filistin'e gitmek üzere yola çıktılar. Geminin motoru arıza yapınca Sarayburnu açıklarına demirledi.  9 Hafta boyunca yolcusunu indirmesine izin verilmediği için öylece kaldı. Karadan motorlarla gemiye yiyecek ve giyecek yardımları yapıldı. Motoru tamir edilemeyince Karadeniz'e çektirildi ve burada Sovyet denizaltısı tarafından patlatılarak batırıldı. Bu gemiler  acizlikler, ihmaller ve kasıtlarla anıldı. Şu günlerde dünyayı ayaklandıran Corona virüs salgınının bir parçası olan Diamond Princess...

Alper Gezeravcı'dan Önce Ben Varım

Bugünlerde TV'lerde sürekli haber ve reklam dolaşıyor. Tarihimizde ilk defa bir Türk astronot uzay mekiği ile araştırmalar yapmak üzere araştırma ekibine katıldı. Mekiğin fırlatma anında meydanlara çadırlar kuruldu, sahnelerden yayın yapıldı ve canlı olarak hep birlikte geriye sayıldı.  Yapılan konuşmalar, Türkiye'nin teknoloji hamlesi, TRT'de spikerin NASA bekle bizi geliyoruz babında söylemlerini görünce ben Türkiye'den bir uzay mekiği gidiyor sanmıştım. Meğer her şey aynı giden bizim astronotmuş. Bu da gurur tabii, bravo Alper.. Ancak bundan yaklaşık 5-6 yıl evvel ben de NASA'da astronot olmuş, uzay mekiği simulatörüne binmiştim. Uzun zamandır bu hikayemi anlatmak istemiştim ama olmadı. Şimdi tam zamanı diyerek tekrar hatıralarıma geri döndüm. Uzay mekiğinin fırlatıldığı Cape Caneveral uzay üssü, aynı zamanda binlerce insanın içini dolaştığı bir müze. Müze demek de haksızlık olur çünkü burada hem geçmiş hem gelecek var.  Sabah erken saatlerde girip akşama kadar b...