Ana içeriğe atla

Miami de Hayat..



Henuz Miami deyiz. Gemiden indikten sonra otelimize yerlesiyoruz. Bu sefer Miami nin Beach denilen caddelerinde otobusle bir tur atiyoruz. Miami beach en luks otellerin bulundugu ince uzun bir ada parcasi, turistik bolge. Fakat bu bolgede dolasirken denizi goremiyorsunuz.

BIr tarafta oteller denizi tamamen kapatmislar, diger tarafinda da mahalleler. Aslida dogasinda arada nehirler, ve goller olan bu bolgede dogal guzellikleri farkedemiyorsunuz, cunku sehirin icinde kaybolmus.



Sahil seridinde uzun ve genis bir kumsali var ancak ogleden sonra uzun otellerin golgesinde kaliyor.  Kumsalin hemen yanibasinda sahili zapteden bu oteller hic sevimli gorunmuyor. Mimari yapisi ve buyuklukleri bIr sehir goruntusu veriyor.  Okyanus oldugu icin dalgali.

Tatil yapilacak bir yer mi?  bu kadar unlu buraya neden geliyor bilemedim.. Hele buralara gelmeden once bizim de unlulerin buralarda oldugunu okuyunca tekrar dusundum..




Neden kendi ulkemizi bu kadar az seviyoruz diye.. Milletin unlusu kendi sahillerinde boy gosterirken bizim ki tam bir ozenti durumunda kaliyor. Hem de ne muthis denizimiz ve sahillerimiz, otellerimiz varken..

Buralarda sizi dolastirirken surekli su unlumuz burada kaldi, bu artistimiz surada kaldi, baskanimiz burada kaldi, su filmin bir sahnesi bu evde cekildi.. diye kendi reklamlarini yaparken, biz sadece yilbasinda ve bayramlarda unluleri kendi otellerimizde goruyoruz. O da tatil icin degil, program yapmak icin.. Buralari gorunce uzuldum  dogrusu..

Miami de aksamlari cok kucuk bir alanda, bir limanda cesitli lokantalar ve iki katli bir alisveris alani var.  Aksamlari cok hareketli ve kalabalik oluyor.


Ortada  surekli bir solist ya da orkestra sahne aliyor, surekli bir aksiyon var.  Sarkilara seyircilerden isteyenler dansla eslik ediyorlar.  Oylecene meydanda herkes biryerlere oturup ya da ayakta seyrediyor.


Bu limandan Miami nin isikli halini gece gormek isteyenler icin turlar duzenleniyor. Gece isil isil. Isiklar denize dokuluyor.  Sahilde bir acik tiyatro yapilmis, biz oradayken bir etkinlik olmadi. Bu alan yemyesil, agaclarla cevrili, cok bakimli.



Miami de turlu etkinlikler duzenleniyor. Biz gittigimiz gun yetisemedik ama halk kosusu vardi. Bu tur organizasyonlar icin cok calisiyorlar, bir suru cadir alan kuruldu kaldirildi, yeme icme alanlari, dinlenme alanlari..  bir suru teknik kisi, montorler, organizasyon firmalari tum gece sokmeye ugrastilar. "yok canim bir kosu icin degildir" dedik. Bu memleketler organize etme isinde ustalar. En kucuk bir olayi insanlara mukemmel sekilde yasatiyorlar.

Miami nin NBA Basketbol takimlarinin maclarini oynadigi Amerikan Airlines salonu tam meydanda. Biz oradayken icinde bir seminer oldugu icin giremedik, oyun gunune de denk gelemedik.
Bu yil NBA de Miami Heats takimi sampiyon, bunun gururunu yasiyorlar.



Miami nin Downtown denilen merkezinde bircok fakir zenci gocmen sokaklarda yatiyor.  Luks otellere gelen turistlerin bu resmi gormesi pek mumkun degil, cunku tum 5 yildizli otellerin kendi Otobusleri yolcularini havaalanindan aliyorlar.  Taksiler cok pahali. En iyisi araba kiralamak.

Miami de Karayiplerden ve Meksika Korfezindeki adalardan gelen fakir gocmenlerin akinina ugrayan bir yer. Bu yuzden dil bilmeyen, bir isi olmayan kisi cok. Zaten Ingilizce bilme sarti da oldugundan issizler. Ama sokakta yatan bir bayani ertesi gun marketten alisveris yaparken gorduk, Birseyler alip partkta arkadasiyla yediler.  Devletin nasil bir destegi var bilmiyorum. Yerde yatiyorlar
ama polislerle de catir catir agiz dalasi yapip bagirip cagiriyorlar.

Miami de calisan saticilar, tezgahtarlar, ortaliktaki herkes zenci. Polisler, otobus soforleri, gorevliler..Ortada kimi goruyorsaniz hepsi zenci ya da Ispanyol. Zaten burada herkes Ispanyolca  konusuyor. Bu dil konusunu daha once anlatmistim. Tekrar goz atmak isterseniz tiklayin.

Polis isini yaparken gizli kapilar ardina girmiyor. Sikayeti olan birinin sikayet ettigi polisin amiri Adamin onunde kendi polisini sorguya cekiyor. Amir gozlerini kendi memurundan hic ayirmadan olayla ilgili
sorular soruyor ve hic kesmeden dinliyor. Bunlar sikayetci adamin onunda uclu bir gorusme ile yapiliyor. Burasi Miami Polis Binasinin girisi. Adam bagirip cagiriyor, gorusme binanin icinde degil disinda yapiliyor.  Aralarindaki gorusmeden sonra adama kelepce takiyorlar,  oyle yazili ifadeni alalim, gec bakalim odaya yok. Once sadece konusma ve anlama var.  Adama kelepce takacaklar kapi onunde konusuyorlar, onu dinliyorlar :))  Polislerin cogu kadin. Bellerinde bir kusak var, icinde ne ararsaniz var.

Trafik polislerini Miami de daha az gordum. Trafikte acayip guzel arabalar var ve gencler cok hiz yapiyorlar.  Havadan giden bir trenleri var, kucuk 1-2 vagonu var. Her yere gitmiyor, cok dar alanda dolaniyor.



Miami de sahilde oteller bölgesinde bir yere gidecekseniz otobuse binmeniz gerekecek,, o zaman da size Allah sabir versin. Bir- bir bucuk saatte girmeye hazir olun. Her yere dolanacaktir. Durak sayisi cok fazla, yollar git git bitmiyor. Birine adres sorun, nasil giderim deyin hemen taksi tutumanizi oneriyorlar :( Oyle yolda giderken taksi falan bulmaniz zor, ancak telefonla duraktan cagiracaksiniz. Taksi soforleri de her milletten..  Taksileri pek yeni degil.

Fazla yenecek icecek bir sey bulmak mumkun degil. Beach tarafinda daha cok alisveris ve yeme icme imkani varken kara tarafinda maalesef cok kisitli kaliniyor. Bu ikisi arasindaki mesafe de gidilecek gibi degil.

  Pizza bu memlekette guzel yapiliyor. Seven Eleven' da koca pizza 5 dolar, hemen pisirip iki dakikada veriyorlar.





Papa's Johns ayri bir olay. Sadece paket alabiliyorsunuz, evlere servisi var, dagitimcilarin biri giriyor, biri cikiyor, icersi fabrika gibi calisiyor.

Alisveris yapilacak sahildeki limandan baska magaza goremedim. Miami yi ucretsiz dolastiran bir yesil otobusleri var, belli guzergahlardan gidiyor. Biraz daha kuzeyde arka sokaklarda guzel luks magazalar var ama ben hic bir canlilik goremedim.

Miami de ki gokdelen otellerin doluluk oranlarini da merak ettim, bana cogu bos gibi geldi. Ortalikta
oyle binlerce turist goremedim. Plajlar tenha,  zaten otel havuzlari kucucuk. Hala da yeni otel yapiliyor??

2008 yilinda yaklasik 4.000.000 turist cruise seyahatine Miami limanindan cikmis. Dunyada en fazla geceleme Karayiplerde yapilmis. Simdilerde bu Amerikan Cruise sirketi Turklerin Cruise seyahatine olan ilgisini kesfetmis 2014 Haziran ayinda Karakoy den Karayipler yapacakmis :)  Dunya nin en buyuk 10 cruise gemisinden 8 inin sahibi.  38.000 calisani var. Dunya Birincisi.

Ayrica Miami saglik turizmi acisindan da onemli bir merkez,  ozellikle cilt  konusunda cok fazla klinik var. Miami de tum uluslarin katildigi bir saglik turizmi konferansi duzenlemis, bu konuda oncu ve coktan yatirimlarini gerceklestirmis.


Basketbol takimi Miami Heats NBA liginde  son sampiyon.
Yuzleri nasil gulmesin :)















Yorumlar

  1. Miami yazınızı okuyunca bende çok şaşırdım açıkçası böyle beklemiyodum demekki anlatıldığı gibi bir yer değil.çok haklısınız kendi ülkemizde harika güzelliklere sahibiz aslında.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

"Yeni bir iş" sanıyordum.. Bulduğum "Yeni Hayatımdı".. Eczacıbaşı-Avon..

Ofiste günler birbirine benziyor, her ay her işlem aynı sırayla defalarca tekrarlanarak yapılıyordu.. Her ay yazar kasa fişleri geliyor, sisteme giriliyor,  KDV beyannameleri hazırlanıyor,  SSK primleri hesaplanıyor, işe giriş-çıkışlar yapılıyor , vb...vb... Her ay birbirini tekrarlayan bu işler daha sona 3 aylık tekrarlanan işler, sonra yıllık tekrarlanan işler olarak sürekli dönüyordu..  İşe kattığım hiç bir farklılık yoktu.. bu rutin benim işim olamazdı.. Bütün bu işler sabır işiydi.. büyük dikkat gerektiriyor, hata kabul etmiyordu..  En küçük hatada müşteriler ya da Devlet kapıya dayanıyordu.. Yaptığım her işi sahiplenmem nedeniyle devamsızlık yapmıyordum ama galiba ben Hamit gibi Mali Müşavir olmak istemiyordum.. Benim Devlet'le işim olmazdı.. !! Eczacıbaşı'nda İnsan Kaynakları'nda çalışan  bir arkadaşımız  bir gün bizim ofise uğramıştı, sohbet ediyorduk..  Ben tüm bu fikirlerimden bahsettim, gelecekte ne yapacağımı tam kestiremiyordu...

Amerika'da Gundelik Hayat

Avrupa'nin neresine gidersek gidelim bir mutfak yabancılığı çekiliyor.  Çoğu kez damak tadımız tutmuyor!  ne yiyeceğimizi bilemiyor, hep bilindik fast food dükkanlarını arıyorduk. Yeme icme konusu buralarda çok güzel..  Miami de bir tavukçuda yedik, sosları harika, çünkü Meksika lokantası.  Dallas BBQ leri, İtalyan Pizzaları, Uzakdoğu mutfakları, makarnalar, hamburgerler, patates kızartmaları, salatalar.. Bunların  her biri  nasıl bir yerde yerseniz yiyin hep aynı fiyat.  Oturduğunuz mekana gore değişmiyor. Hesap geldiğinde bahşiş öyle hesap pusulasının arasına sıkıştırılan bir şey değil. Açıkça hesap pusulasına yazıp kartınızdan çektiriyorsunuz.  Garsonlar yemeğiniz bitene kadar en az 2-3 kez gelip "her şey yolunda mı " diye soruyorlar. Çok ilgililer, gerçekten hak ediyorlar. Aşağıdaki hesap dökümünde görüleceği gibi bahşiş miktarını siz belirliyorsunuz. %15 Normal, %18 Great,  %20'ye  WOW  diyorlar :) Kola s...

Patronum Gülay Başaran..

Patron deyince aklımıza hemen iş yerinin sahibi gelir..  Gülay Başaran  bir şirket sahibi değildir ama kesinlikle patrondur..  Zaten ünvanlar öyle değil midir?  her ünvanın içini çalışan kendi doldurur, değerini kendi belirler.. Tam da bu yüzden Gülay Hn. a  PATRON  demeyi seçiyorum.. Avon'daki işime başladıktan yaklaşık 2 yıl sonra birlikte çalışmaya başladık ve tam 13 yıl  O'nun direkt bağlı ekibindeydim.. Tüm bu  yıllar boyunca temposuna ayak uydurmaya çalıştım. Tempo demekle neyi anlatmak istedim ? Patronum Gülay Başaran sabahları beş civarı kalkar, hazırlanır, yola çıkar, şirketin kapısını mesaiden bir saat önce   6,5 - 7  gibi açar.. Günlük değil haftalık değil yıllık planla çalışır. Ajandası herkese açıktır. Masanızda bilgisayarınızdan O'nun ajandasına girip baktığınızda içinizi bir umutsuzluk kaplar.. Görüşülecek boş 5 dakika yoktur.. Tek çare ya sabah 7'de ofise gelip kimseler kapmadan görüşmek ya da öğle yemeğini ...

Dünya Seyahati Planı

2014 yılına büyük bir planla başlıyoruz.   Bir yıldır bu plan içindeyiz. “DÜNYA SEYAHATİ” Geçen yıldan bu yana düşündüğümüz ama çalışırken zaman ayıramamak yüzünden gerçekleştiremediğimiz hayalimiz. Böyle bir seyahat bir haftada yapılamayacağına göre çalışan birinin böyle bir hayal kurması pek de mümkün olmuyor. Şimdi araştırdıkça bir çok gencin meslek hayatlarına ara verip “şimdi değilse ne zaman?” diyerek Dünya seyahatine çıktığını 7-8 ay çok az bir bütçeyle Dünyayı dolaştığını görüyorum. Ancak bunu gerçekleştirebilen çok az genç var. Bu tamamen istemekle ilgili sanırım. Yeterli isteği olanlar hiç bir engel tanımıyorlar. Tam bir yıl önce 2013 Yılının başında bu hayali kurmaya ve canlandırmaya başladık. Öncelikle bu fikri Çeşme Sheraton aklımıza koydu. Nasıl mı?  Geçen yıl bir promosyon yaptı. Çeşme Sheraton’da 30 gün Junior Suite konaklayan misafirlerine  bir Dünya Seyahati   hediye ettiğini duyurdu.   Programla ilgili haber i...

Eczacıbaşı'nda Yeni Hayat

Fabrikaya geldiğimde çok şaşırmıştım. Bahçe içinde kocaman modern bir bina.. girişte solda kocaman bir yemekhane, ortada resepsiyon.. Üst katta her yer halı döşeli, açık kocaman bir alan,  hiç duvar yok, masalar aralardaki dolaplarla bölünmüş. O zamanlar kocaman bu katta sanırım 5 kişi çalışıyorduk. Sonraki yıllarda departmanlar kurulunca 5 kişi çalıştığımız alan yaklaşık 50 kişinin çalıştığı bir kat haline dönüştü.. Fabrikada serum üretiliyordu. Üretim yeni yeni başlıyordu. Fabrika binası kocamandı, üretimin yanında kocaman bir depo, bakım-onarım bölümü, kimya laboratuvarı, mikrobiyoloji laboratuvarları,  test hayvanları (tavşan ve fareler),   kocaman bir konferans salonu, personel için alışveriş yapabilsinler diye küçük bir market.. Çalışanlar işçiler, laborantlar, kimyagerler, mühendisler.. Fabrikada sadece üretim yapılıyordu, ilk  zamanlar diğer departmanlar yoktu. Yönetim kadrosu Eczacıbaşı İlaç'tan gelmişti ama alt kadrolar tamamen yeni kurulmuştu....

Samatya'da Unutulmayan Filmler

Samatya  bizim genellikle iş yemekleri yediğimiz güzel bir mekandır. Misafirlerimizi ağırlamak için bu eski yerleşim yerini çok severim.  Bir çok filme ev sahipliği yapmış bir mekandır. " İkinci Bahar ” dizisi;   Samatya’da  yaşayan insanları, komşulukları, dar gelirli yaşamları, küçük sıkıntıları, büyük hayalleri ve sıcak insan dokusuyla biçimlenen mahalle kültürünü anlatır. Develi'nin tam karşısında Ali Haydar Usta'nın yeri var.  Bu mekan   "İkinci Bahar"  filminin çekildiği mekan..  Bu dükkanın duvarlarında film sırasında çekilen fotoğraflar var. Ocakbaşı ve yemeklerin hazırlandığı mutfak, Şener Şen ve Türken Şoray'ın yemek pişirdikleri tezgahlar aynen orada.. İçeri girdiğimde kendimi bir filmin içinde hissederim. Su andaki sahibi de aynı Ali Haydar'a benziyor. Kim kime benziyor? Şener Şen filmde size mi benzetildi?  Bu sorumuzu  Ali Haydar Usta hep gülümseyerek  "onu da size bırakıyorum, siz yorumlayın"  diyerek ortada bı...

İsviçre'nin Neyi Farklı?

İsviçre geçen hafta bir referandum yaşadı.  Halk kullandığı oylarla yeni asgari ücreti reddetti. Nasıl oluyor da halkın meclisten öte bir yetkisi oluyor?  Referandum yapıyorlar. 2011 Yılında İsviçre'ye gittim.. Dünyanın en zengin ülkelerinden biri. Ülke topraklarında hiç savaş olmamış.  Dünyanın Bankası durumunda. Herkesin parası orada..  Şimdiye kadar hiç bir savaşta buralara kıyamamışlar :))  Hitler bile buraya gelince durmuş.. İsviçre muhteşem bir doğaya sahip. Yıllardır bunu yeşertmiş, korumuş.. Heidi'nin memleketi.. Teyzesi tarafından Alp'lerdeki  çocukları sevmeyen aksi dedesinin yanına yerleştirilen ve Peter'le arkadaş olan Heidi.. Yaşadığı yerlere, dağlara, yeşilliklere, mutluluğuna o zamandan hayranız.. İsviçre'ye Alp Dağları'na giderken tek tanıdığımız oydu. Dağ bayır dolaşırken izini göremesek te, yaşadığı yerler muhteşem doğasıyla  hayal bile edemeyeceğimiz güzellikteydi. Alp Dağlarının eteklerinde kurulu bir yerleşi...

Bodrum'da Yaşamak İstiyorsanız Elinizi Çabuk Tutun..

Bodrum Çevre Platformu  afişlerinde  "SİT Alanlarının imara açılmasına izin vermeyeceğiz"  demişti. Zaten her yanında inşaatlar devam eden Bodrum'un daha neresine ne yapacaklar acaba diyerek merakla toplantıya katıldım. Uzakta olanlar için buralarda neler oluyor gördüklerimi anlatayım da sizin de buralara gelme niyetiniz varsa buna göre plan yapın. Bodrum'un adını bildiğiniz her koyunda yeni projeler ve inşaatlar hızla devam ediyor. Hem de tipik Bodrum mimarisine hiç uymayan, tipiyle diğerlerine fark yaratarak fiyatta da farklı olan projeler ürüyor. Böylelikle Bodrumda    yeni bir projeden  ev almak falan hayallerinizi süsleyebilir.  Hayal olarak kalacaktır. Hemen bir örnek ;  Yeni yapılmakta olan orman içinde bir proje, denize yakın değil, orman içinde bu yüzden her villanın yüzme havuzu var.  Bu koca koca duvarları olan evler şehir evi değil mi? Biz boş yere mi kaçtık İstanbul'dan?? İnanın ağaçlar bile ön planda d...

Bir Zamanlar Adana'da Bir Hikaye Yaşandı, Kahramanları Siz, Biz, Onlar..

Ekibim artarak büyüyordu. Öyle ki değişen sistemlerle Bölge Yöneticisi sayısı hemen hemen her ay değişiyor, ekibime başkaları katılıyordu. Eskiden mülakatla seçtiğimiz yöneticilere, işini başarıyla yürüten, sahadan yetişmiş, belli başarılar elde etmiş yeni kişiler ekleniyordu. Her ay başka bir sayıya ulaşıyorduk. Kontrol edilemez şekilde büyüyorduk. Bir gezi sırasında / Antalya'ya Yıllık Toplantıya gidiyoruz.  İstanbul Ekibim Kibele Şöyle bir  saydım.. Tam 17 kişi..  belki eksik bile vardır.  O günler zorlanmaya başladığım ilk günlerdi. Her zaman yaptıklarımı yaptığım sürelerde gerçekleştirmem mümkün değildi. Zaman yetmiyor, ne yapsam da istediğim kalitede herkese yetişemiyordum.  Daha önce başka bir kesitini anlatmıştım..  (okumak için  buraya  tıklayın. ) O dönemler artık dönüm noktası oldu ve iş yapış şekillerimiz, yönetim araçlarımız değişmeye başladı. Büyüyen ekipleri yönetmek için başka şeyler yapmalıydık. ...