Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Bir Rotary Kulüp Hikayesi..

Komşumuzun ön ayak olmasıyla Rotary ile tanışmıştık.  Aslında Hamit üye olmuştu ama ben de kulübü takip ediyordum. Daha önceleri Rotary ile ilgili hiç bir bilgimiz yoktu.  Hamit'in önce üye olması sonra da bir kaç ay içinde Başkan olması nedeniyle benim de rollerim değişiyordu. Rotary Kulübü büyük bir organizasyondu.  Neredeyse her ilçenin bir kulübü ve organizasyonu vardı. Her hafta toplantı düzenlemek esastı.  Hafta içi belirlenen hep aynı saatte ve  hep aynı mekanda üyeler hem yemek yer, hem de toplantı yaparlardı.  Rotary Kulüp Üyeleri meslek gruplarından farklı seçilir ve onaydan geçerdi. Öyle kuralları vardı ki 1900'lü yıllarda belirlenen bu kurallar hala büyük bir titizlikle işlemekteydi.. Gerçekten bazen hayranlıkla, bazen de şaşkınlıkla izlediğim şeyler olurdu. Toplantılar maksimum bir saat sürer.  Başkan toplantıyı topuzla zile vurarak açar ve  bir saat sonra kapatır. Toplantı kapandıktan sonra sosyalleşme b...

Hakim Kaç Yıl Verir Acaba? Yandım Ben !!

Yıl 2004..  Bundan tam 12 yıl önce.. Avon'da yönetici olmuş ve bir ekip yönetmeye başlamıştım..  İş tempom çok yoğundu ama evimi de çok seviyordum.  Bu kadar işimin arasında apartmanımızın problemlerine çözüm olabilmek adına yönetime de girmiştim. 4-5 bloktan oluşan büyük sitemizde  ihtiyaçları gidermek bütçeyi ve apartman görevlilerini yönetmek üzere görev yapıyorduk. Çoğu akşam “toplantı var” diye haber gelir, yine apartmanda bir dairede görev yapan yönetimin toplantısına katılırdım.   Çoğunlukla aramızda fikir ayrılığı olurdu ama herkes birbirini ikna ederdi..  akşam toplanmışsak ki genelde öyle olurdu (hepimiz çalışıyorduk)  çay demleyip içer, sohbet ederdik.. Güzel günlerdi..  Ancak biz o siteden taşındıktan bir yıl sonra elime bir mahkeme kararı geçti... Gelen resmi yazıyı okuyunca şaşırdım.. Bu kısa mektupta bir mahkeme günü veriliyor ve eğer duruşmaya gelmezsem polis zoruyla götürüleceğim yazıyordu..  Hay...

Vallahi Çelişki Var !

Herkesin yaşadığı yerle ilgili herhangi bir konuya el atmasının, yönetmesinin, yardımcı olmasının, gönüllü olmasının ilk basamağının kendi çevresi, yaşadığı mahalle ya da apartman  olduğunu düşünürüm.  Ancak maalesef toplumumuzda bu paylaşım ve dayanışma yeteri kadar mümkün olamıyor.  . Oysa bakın size ne anlatacağım ; 10 Yıldır her sene birden fazla kez  Bodrum yarımadasının tamamen dışında kalan Yalıçiftlik Mevkiinde Sea Garden’da kalırız..   Bu yazın başında gittiğimizde  spor hocasıyla konuşurken dağda yürüyüş yolu yapıldığını,  uzun bir parkur olduğunu ve  yürüyebileceğimizi   öğrendik.. Nasıl yani?  bu yol daha önce yoktu??  " Yolu bir misafirimiz açtı "  dediler??   Misafir dedikleri de orada konaklayan bir aile..  Çok meraklandık,  niye böyle bir yolu durduk yere bir aile tatile gelmişken açsın??  hiç bir fikir yürütemedik ve meraklandık..  "Hala devam ediyorlar, belki gör...

Avon Kadınlarıyla Tanışın.. Onları Çok Seveceksiniz..

    Temmuz ayında Avon'da  Kibele Bölge Satış Şefi olarak atanmıştım.  Yeni görevime başlayalı  henüz  bir ay olmuştu.   İşime ve yeni ekibime alışmaya çalışıyordum..  Marmara,  17 Ağustos  1999  günü feci şekilde sallandı.. Şefliğimin sınırları çok genişti.  Sarıyer'den  Karaköy'e..  Levent'ten  Fatih'e..  Zeytinburnu'ndan Çatalca'ya.. Bahçelievler'den  Esenyurt'a..  Bayrampaşa'dan Maslak'a,  Silivri'den Tekirdağ'a.. Çorlu'dan Kırklareli'ne..  Bu kocaman coğrafya'da depremin etkilerini yaşıyor, çaresizlik içinde ne yapacağımı bilemeden her gün mesaime başlıyordum.  İnsanlar korkudan sokaklardan eve girmiyor, parklarda ya da arabalarda yatıyorlardı.. Cep telefonları yoktu. İnsanlara ulaşabilmek için ancak adreslerine gitmek gerekiyordu. Daha yeni devraldığım Şefliğimdeki  bir çok çalışma arkadaşlarım da aynı korkuları yaşıyor, evlerine girmiyor, sokaklarda, ar...

Deprem Bizi de Vurdu..

1999  Yılının Ağustos ayıydı..  Saat 03:02’de meydana gelen sarsıntıyla gece uykumuzdan uyanmıştık. Açık pencereden bir kadın çığlığı duyuluyordu..  Uyku sersemi ayağa kalkıp yürümeye çalışırken sarsıntı durdu.. biz depremi son anda hissedip uyanmıştık..   Alel acele toparlanıp üstümüzde ne var bakmadan benim üstümde gecelik Hamit’in üzerinde bir şort ve atlet merdivenleri koşarak indik ve kendimizi sokağa attık.. Evimiz 4. kattaydı ve Emlak Bankası’nın yaptırdığı yeni inşaat teknolojilerinin ve malzemelerinin kullanıldığı binalarda oturuyorduk.  Hala bazı ustalar bu evlere bir çivi bile çakmanın mümkün olmadığını söylerler..  Tabii biz yıl 1999 Ağustos’un ortasında bir inşaatın kalitesinin insanın hayatına ne sağlayacağı, bir depremin ne kadar şiddetli olabileceğini ve bölgemizdeki bu tehlikeyi hiç bilmeden yaşıyorduk... her şeyi o gün anladık..  ne acı.. Başımıza bir felaket gelene kadar böyle bir harita görmemiştik.....