Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Dünya Seyahati Planı

2014 yılına büyük bir planla başlıyoruz.   Bir yıldır bu plan içindeyiz. “DÜNYA SEYAHATİ” Geçen yıldan bu yana düşündüğümüz ama çalışırken zaman ayıramamak yüzünden gerçekleştiremediğimiz hayalimiz. Böyle bir seyahat bir haftada yapılamayacağına göre çalışan birinin böyle bir hayal kurması pek de mümkün olmuyor. Şimdi araştırdıkça bir çok gencin meslek hayatlarına ara verip “şimdi değilse ne zaman?” diyerek Dünya seyahatine çıktığını 7-8 ay çok az bir bütçeyle Dünyayı dolaştığını görüyorum. Ancak bunu gerçekleştirebilen çok az genç var. Bu tamamen istemekle ilgili sanırım. Yeterli isteği olanlar hiç bir engel tanımıyorlar. Tam bir yıl önce 2013 Yılının başında bu hayali kurmaya ve canlandırmaya başladık. Öncelikle bu fikri Çeşme Sheraton aklımıza koydu. Nasıl mı?  Geçen yıl bir promosyon yaptı. Çeşme Sheraton’da 30 gün Junior Suite konaklayan misafirlerine  bir Dünya Seyahati   hediye ettiğini duyurdu.   İşleri bir kenara koyunca...

Taşınma Hikayeleri

İnsanın nerede oturacağına karar vermesi zor bir iş. Hem biz çok değişiyoruz,  yaşadığımız yere yönelik beklentilerimiz değişiyor, ihtiyaçlarımız farklılaşıyor, hem de çevremiz, oturduğumuz yer değişiyor. İmkanlarımız farklılaşıyor, daha iyi bir ev hayali ile alıştığımız mekanları değiştirip konu komşuyu geride bırakıp gidebiliyoruz. Bunu istediğimiz için yapıyoruz. Yer değiştirme hikayeleri çok farklı olduğu için ben bu farklı hikayelere de göz gezdirmek istedim. Taşınma deyince hep aklıma göç etmek gelir. Göç belki dil ve kültür değişimini de getirir. Ben bu anlamda çok taşındım ama hiç göç etmedim. Tarih farklı göç hikayeleriyle dolu. Mübadele döneminde Balkanlar'dan göç eden, evini, eşyasını geride bırakıp ne taşıyabiliyorsa yanına alan insanların hikayelerini ve göç resimlerini görünce içim acır. Düşünsenize vatan bildiğiniz topraklar bir süre sonra size yabancı oluyor. Bu hem Türkler hem de Yunanlılar için aynı zorlukta. Binlerce insan oraya, binlercesi buraya. Rembet...

2013 Yılının Nasıl Geçtiğini Gör

Facebook 2013 yılının nasıl geçtiğini gör..  demiş ve bildiği kadarıyla benim sayfamda bu yılımı özetlemiş. Benim adıma böyle güzel bir dizin yaratması hoşuma gitti. Ancak 2013 yılını böyle birkaç resimle ve ayrıldı, gitti, gezdi, buluştu.. diye anlatmak hiç de yetmez. Zaten anlatmamın zamanı gelmişti   Facebook buna vesile oldu, anlatmaya başla dedi.  2013 ne çabuk geçti. Yoksa ben mi unuttum yaşadıklarımı :( Facebook 20 anını hatırla demiş.. Bakalım ben ne kadarını sıralayabileceğim.. Yılın en büyük değişimi kuşkusuz 14 Ocak'ta  Avon'dan ayrılarak emekli olmam oldu. İş hayatına tamamen son vererek zamanımı sadece kendim istediğim gibi harcamaya başladım. Tabii karşılığında banka hesabıma kimse bir şey yatırmadı. Mutlu muyum?   çooook.. İşten ayrıldıktan hemen sonra bir boşluğa düşmeyelim diye Benelüx turuna çıktık. Ocak ayının en soğuk günlerinde Belçika, Brüge, Amsterdam, Köln, Lüxemburg'u  10 gün boyunca arabayla  turladık. Döndükten ...

Içimizdeki Çocuk..

Sadece oyuncaklar olmadı hayatımızda.  Her fırsatta gülünecek bir görüntü, komik bir resim, bir poz bulduk :))   Kendimizi komik yapmayı çok sevdik, birçok kişi komik duruma düşmekten ya da insanların kendisine gülmesinden korkar ve bu resimlerde hiç yer almak istemezken biz  komik olmaktan hiç korkmadık.   Sanırım bu cesaret bana Hamit'ten geçti. Çünkü O her türlü hatasını, konuşmasını, esprisini komik olarak algılayan biri. En çok kendisine gülüyor zaten. Sanırım ondan alıştım.  Evdeyken Gürcan'da bizi her halimizle görmek isterdi. Aldığı t-shirtleri önce babasına giydirir, araba aldığında önce bize kullandırır, müzik aletlerini elimize tutuşturur, kendi deneyimlediği hayatın içinde bizi de görmek isterdi. Panjur gözlüklerimle.. Aynalarda kendimize çok güldük.. Macaristan'da Kral ve Kraliçe.. Prag'da bir seyyar satıcıda bulduğumuz şapkayla..  Takıp resim çekmek bedava, poz harika.. Taksim'de...

Oyuncaklarım - 2

Çocukluğumdan bugüne kadar hep oyuncaklarım olmaya devam etti.  Büfemizin bir çekmecesi oyuncak dolu.  Saçlı korkunç maskeler, kurulunca yürüyen bir tavuk, atınca ses çıkaran bir kuş, zürafa, top, kalın camlı şaka gözlükleri, kukla gibi elini içine geçirip oynatılan  kundakta bir maymun bebek. Hatta bu oyuncağı  birkaç yıl önce Zincirlikuyu'da arabada giderken trafik sıkışınca ortaya çıkan seyyar satıcılardan almıştım. Satıcı  "kime alıyorsun abla"   demişti de  ben de  "kimseye değil.. kendime alıyorum"  demiştim. Satıcıyla bu duruma ikimiz de gülmüştük de bana esaslı bir indirim yapmıştı.. Evlendikten sonra Hamit benim oyun arkadaşım oldu. Aynı şeylere çok güldük, birçok oyunla oynadık. Maskeler, oyuncaklar aldık. Çirkin suratlı  maskelerle bir çok kişiye sürprizler yaptık :) Evimize gelen arkadaş ve akrabalarımızı bu maskelerle karşıladık.. Nurşen bizi gördüğünde  "ne o estetik ameliyat mı oldunuz? güzelleşmişsiniz" ...